İçeriğe geç

Uzmanlık ve ilgi alanları

Çalışma Alanları

Çalışılan alanlar belirtilerle sınırlı tutulmaz; kişinin kendisiyle, başkalarıyla ve içinde bulunduğu çevreyle kurduğu ilişki birlikte düşünülür.

Kaygı, içsel konuşmalar, tekrar eden davranışlar ve ilişkisel zorlanmalar çoğu zaman birbirinden tamamen ayrışmayan süreçlerdir. Çalışma, neyin yaşandığı kadar bunun nasıl oluştuğunu ve nasıl sürdüğünü anlamaya yönelir.

Süreç, çoğu zaman ani bir değişimden çok, kişinin yaşadığı deneyimle kurduğu ilişkinin zaman içinde dönüşmesiyle ilerler.

İçsel Diyalog (Self-Talk)

Self-talk, bireyin kendi kendine yönelttiği içsel konuşmaları ifade eder ve bilişsel süreçlerle ilişkilidir. Bu konuşmalar değerlendirme, yorumlama ve karar verme süreçlerine eşlik eder. Zamanla belirli kalıplar halinde tekrar eder ve çoğu zaman fark edilmeden sürer. Özellikle hata, belirsizlik ya da değerlendirme içeren durumlarda daha belirgin hale gelir.

İçeriğinin yanı sıra, ne zaman ortaya çıktığı ve nasıl tekrarlandığı bu süreci anlamada belirleyici olur. Özellikle yoğun stres, çatışma ya da duygudurumdaki belirgin değişim dönemlerinde, bu içsel konuşmaların tonu, hızı ve kişinin kendisiyle kurduğu mesafe de farklılaşabilir. Bazı durumlarda kişi bu iç diyaloğu fark ederek sürdürürken, bazı durumlarda bu konuşmalar neredeyse düşüncenin doğal akışıymış gibi deneyimlenebilir.

Kültürlerarası Danışmanlık

Farklı kültürler içinde yaşamak yalnızca yeni bir dile, yeni kurallara ya da yeni insanlara uyum sağlamak anlamına gelmez. Bazen kişi, bir ortamda oldukça doğal gelen yönlerinin başka bir bağlamda fazla, eksik, sert ya da mesafeli algılandığını fark etmeye başlar. Bir süre sonra mesele yalnızca bulunduğu yere uyum sağlamak değil, hangi tarafının gerçekten kendisine ait olduğunu ayırt etmeye çalışmak haline gelebilir. Kültürlerarası süreçlere çoğu zaman yalnızca uyum meselesi olarak değil, kimlik, aidiyet ve kendilik deneyiminin yeniden şekillendiği bir alan olarak yaklaşırım.

Göçmenlik Psikolojisi

Göçmenlik psikolojisi, göç süreciyle birlikte ortaya çıkan uyum, kimlik ve aidiyetle ilgili deneyimleri kapsar. Yeni bir çevreye dahil olmak, alışık olunan sosyal ve kültürel referansların değişmesine neden olur. Kişi bir yandan yeniye uyum sağlamaya çalışırken, diğer yandan geride kalanla ilişkisini sürdürür. Bu iki yön çoğu zaman aynı anda var olur. Süreç içinde kayıp, belirsizlik ve yeniden kurma çabası yan yana ilerleyebilir.

Kaygı

Kaygı, gerginlik, endişe ve fizyolojik uyarılma ile birlikte ortaya çıkan bir deneyimdir. Bedensel belirtiler (örneğin kas gerginliği ya da kalp atışında artış) ile zihinsel süreçler (örneğin sürekli düşünme ve olasılıkları tartma) çoğu zaman birlikte ilerler. Bazı durumlarda belirli bir tetikleyiciyle ilişkilidir, bazı durumlarda ise açık bir neden olmadan hissedilir. Bu belirsizlik, deneyimi daha karmaşık hale getirebilir. Kaygının nasıl ortaya çıktığı ve ne kadar sürdüğü, onunla kurulan ilişkiyi de etkiler.

Depresyon

Depresyon, duygu durumunda belirgin bir düşüş, ilgi kaybı ve düşünce ile davranışta yavaşlama ile kendini gösterebilir. Günlük yaşamda daha önce anlamlı gelen şeyler etkisini kaybedebilir. Enerji azalır, odaklanmak zorlaşır ve karar vermek daha fazla çaba gerektirir. Bu değişim çoğu zaman bir anda ortaya çıkmaz; yavaş ilerler. Fark edildiğinde genellikle bir süredir devam ediyordur. Bu süreçte yalnızca enerji değil, kişinin kendisiyle, çevresiyle ve daha önce anlamlı gelen şeylerle kurduğu ilişki de değişebilir.

Özgüven

Özgüven, bireyin kendisine yönelik genel değerlendirmesiyle ilişkilidir. Ancak bu değerlendirme sabit değildir; bağlama ve deneyimlere göre değişebilir. Aynı kişi farklı ortamlarda kendisini oldukça farklı biçimlerde deneyimleyebilir. Bazı durumlarda rahat olan biri, başka bir ortamda kendisini daha temkinli, daha geri çekilmiş ya da daha fazla kendisini izler halde bulabilir. Özgüven çoğu zaman kişinin kendisine ne kadar inandığından çok, bulunduğu ortamda ne kadar kendisi olabildiğiyle de ilişkilidir.

Varoluşsal Meseleler

Varoluşsal meseleler, yaşamın anlamı, yönü ve bireyin kendi varlığıyla ilgili soruları içerir. Bu sorular genellikle net cevaplar üretmez. Belirsizlik, seçim yapmak, sorumluluk almak, kayıp yaşamak ya da zamanın sınırlılığıyla karşılaşmak bu alanın doğal parçalarıdır. Bu tür sorular çoğu zaman yalnızca zor dönemlerde değil, hayatın yön değiştirdiği eşiklerde de yeniden ortaya çıkar. Bazen cevap aramaktan çok, bu sorularla nasıl yaşanacağının anlaşılması daha merkezi hale gelir.

Ailesel ve İlişkisel Süreçler

Ailesel ve ilişkisel süreçler, bireyin yakın ilişkilerinde ortaya çıkan deneyimleri kapsar. Zaman içinde benzer durumların farklı kişilerle tekrar ettiği fark edilebilir. Bu tekrarlar çoğu zaman belirli bir ilişki kurma biçimine işaret eder. Kimi zaman kişi ilişki içindeki zorlanmanın yalnızca karşısındaki kişiden kaynaklandığını düşünebilir; ancak benzer duyguların, benzer kırılmaların ya da benzer uzaklaşmaların farklı ilişkilerde de ortaya çıktığı görülebilir. Bu noktada mesele yalnızca kiminle ilişki kurulduğu değil, ilişkinin nasıl kurulduğu sorusu da önem kazanmaya başlar.

Mesleki Stres ve Tükenmişlik

Mesleki stres, iş yükü ve beklentilerin artmasıyla birlikte daha belirgin hale gelir. Başlangıçta sürdürülebilir görünen tempo, zamanla daha fazla zihinsel ve duygusal enerji gerektirebilir. Kimi zaman kişi üretmeye devam eder, sorumluluklarını yerine getirir ve dışarıdan bakıldığında her şey yolunda görünür. Ancak içerde yorgunluk, uzaklaşma ve anlam kaybı yavaş yavaş birikmeye başlayabilir. Tükenmişlik çoğu zaman dışarıdan bakıldığında fark edilmez; kişi sorumluluklarını sürdürürken, yaptığı şeyin kendisinde bıraktığı karşılık yavaş yavaş değişmeye başlayabilir.

Grup Süreçleri ve Psikodrama

Grup süreçleri, bireylerin bir araya gelerek deneyimlerini paylaştıkları ve etkileşim içinde bulundukları alanlardır. Psikodrama ise bu süreci rol alma, canlandırma ve ilişkilerin eylem içinde görünür hale gelmesi yoluyla deneyimsel bir zemine taşır.

Co-dramatist olarak yer aldığım grup çalışmalarında, bireyin yalnızca anlattıkları değil, grup içinde kurduğu temas, geri çekildiği anlar, üstlendiği roller, görünür olmaktan kaçındığı ya da kendisini daha fazla ortaya koyduğu anlar da çalışmanın parçası haline gelir.

Bazen kişi yaşadığı deneyimi, başka birinin rolüne girdiğinde ya da kendi hikâyesini dışarıdan izlerken farklı bir yerden görebilir. Bu karşılaşmalar, daha önce fark edilmeyen noktaların ortaya çıkmasını sağlayabilir.

Bu alanlar tanıdık geliyorsa, bunların nasıl ortaya çıktığını ve nasıl sürdüğünü birlikte ele almak mümkündür.